
Belgesel seyrederken bazen akan görüntü donar ve görüntü bir fotoğrafa dönüşür. Sonra kamera o görüntü üzerinde yavaşça zoom yapar. Belkide saatlerdir seyrettiğimiz film bir fotoğraf karesinde özetlenmiş gibidir.
Fotoğraf ve video (akar görüntü, film) arasındaki fark telefonda konuşmakla, mektup yazmak arasındaki fark gibidir. Birinde düşünmek için zaman, diğerinde anlatılması gereken için kurulan daha uzun tümceler.
Ben videoyu da, fotoğrafida seviyorum. Bazen içerikli ve güçlü bir fotoğrafı gösterdiğimde, suçun tanımlandığı bir delil gibi etki bıraktığını biliyorum. Film'de ise anlatılanı aktarmak için zamana ihtiyacımız var.
Peki hangisini üretmek daha kolay, tabiki (none of the above) hiçbirini! Ben kolay olan birsey bilmiyorum. Aksiyon içeren hersey zordur. Zor ile kolay arasında ki fark, yine bizim neyi nasıl gördüğümüz ve yorumladığımıza bağlı değil mi?
Domino taşlarını dizerek rekorlar kitabına giren insanların o taşları doğru dizmek için harcadıkları zamanı düşünsenize.
Ekim 2006 da ilk kisa film deneme mi yaptım. “Üst Kat” (http://ustkatupperfloor.blogspot.com/) bana zor ile kolay arasında ki farkı yeniden yaşattı. Fotoğrafla anlatmayı başardığımı sandığım birçok şeyin, video (film) le ne kadar zor anlatıldığını gördüm. Benim için zor tabiki görece birsey, sizin için belki kolay olabilir.
Su anda dünyada kaç tane fotograf çekildiğini düşündüm. Albümlerin arasında, filmler üzerinde, ya da binlerce hard disk te saklı.
Çok olmalı.
S. Soytemiz, Sydney

